Günlerden cumartesiydi. Yeni gelen baharın ılık güneşi altında kurulan halk pazarından insanlar alış verişini yapmış ve evlerine çekilmişlerdi. Saatler 23:05’i gösterdiği an ,aniden yerin derinliklerinden gelen Richter ölçeğine göre 7.2 şiddetindeki deprem, ilçenin üstene korkunç bir kabus gibi çökerken Gediz’i de bir anda Türkiye ve dünya gündeminin başına oturtuverdi.

Zifiri bir karanlık ve karanlıktan kopup gelen çığlıklar, yardım dileyen acı dolu iniltiler, yangınlar, cayır cayır yanan insanlar, korku, dehşet, çaresizlik ve aniden başlayan yağmur… Genç, yaşlı, çocuk, bebek kimi enkaz altında kimisi deprem nedeniyle devrilen sobalardan çıkan alevler içinde yanarak hayatını kaybetti.

1970 Gediz Depremi, ilçe tarihine işte böylesine acılar yaşanan bir felaket olarak geçti. Ateş her zaman düştüğü yeri yakardı. O gün de öyle oldu. Ancak ateş bu kez 26 bin konutun üstüne birden düşmüştü. Her şey 6 saniyede olup bitmiş, deprem 1086 can almış, 1258 kişi de yaralanmıştı.

28 Mart 1970 Gediz Depremini hiç unutmadık.