Çanakkale muharebelerinde bir kolunu kaybetmiş olan emekli Yüzbaşı Dursun Bayraktaroğlu bir hatırasını şöyle nakleder:

“Harbiye son sınıf talebesi iken Çanakkale savaşı başlayınca bizi de 19 yaşında bir Asteğmen olarak kendimi bu muharebelerin içinde buldum. Seddülbahir cephesinde bir çarpışma sırasında kolumdan yaralandım. Emir eri olarak hizmetime verilen İbrahim, Beni hemen sırtlayarak sıhhiye çadırına götürdü. Orada ilk yardım yapıldıktan sonra da çadırlı hastaneye sevk ettiler, fakat kolumu kurtaramadılar. Er İbrahim kükremiş bir aslan gibi:
“Bana müsaade edin kumandanım, cepheye döneyim de intikamınızı alayım” diyordu.
“Benim ve benim gibilerin intikamını alcak binlerce asker var cephede” dediysem de dinletemedim.

“Kumandamın, seni bu halde görmek çok müşkil, hele cephedeki arkadaşlara, İbrahim kaçtı, dedirtmem, mutlaka gitmeliyim” dedi.  “Öyleyse Allah yardımcın olsun” dedim.

İbrahim hemen arkadaşlarının yanına koştu. Fakat onu farkeden bir düşman askerinin kurşunu ile şehid düştü.