Adam gece yarısı şehrin dışında otomobille giderken birden lastiği patladı. Güç bela otomobili kontrol altına alıp durdurdu.. Bagajı açtığında lastiği değiştirmek için krikosunun olmadığını fark etti.

O esnada uzakta bir ışık gördü “şansım varmış orada birileri hala uyumamış gider kapıyı çalar başıma gelenleri anlatır ve bana bir kriko ödünç verebilir misiniz diye sorarım. O da tabi ki neden olmasın al götür işin bitince getirirsin der.” diye düşündü…

Adam tam çiftçinin evine doğru yürümeye başlamıştı ki ışık söndü. Bu işe çok canı sıkılan adam kendi kendine söylenmeye başladı.

“Şimdi adam yattı, rahatsız ettiğim için kızacak. Ve belki krikosu için para bile isteyecek, bende bu yaptığınız hiç hoş değil insanlığa sığmaz ama size yinede bir dolar veririm” diyeceğim. O da “hem gece yarısı beni yataktan kaldıracak hemde bir dolar vereceksin ha? Ya beş dolar verirsin ya da gider krikoyu başka yerde ararsın!” diyecek diye düşündü.

Adam kendi kendine iyiden iyiye kızmıştı. Bahçe kapısına geldiğinde söylenmeye devam ediyordu.

 

“beş dolar ha!? Sana bir dolardan daha fazla vermem. Hay aksi kör şeytan, şu aksilik olmasaydı kriko gerekmeyecekti. Yaptığın düpedüz dolandırıcılık!!”

Bu düşüncelerle evin kapısına varmıştı. Kapıyı hızlı hızlı vurdu. Çiftçi kapının üzerindeki pencereden başını uzatıp “kim o ne istiyorsun?” diye seslendi..

Adam durdu ve kapıya bir yumruk daha indirdikten sonra bağırdı.
“Seninde krikonun da canı cehenneme! Malın senin olsun istemiyorum!”

Kendi kafamızdan bir hikaye yazarız sonrada ona inanırız.. Yapmaz mıyız?