Bir zaman çok zengin bir adam, çocuklarına şöyle vasiyette bulunur:

– ” Ben ölüp yıkanınca, şu eski çoraplarımı ayağıma geçirin, ben bunlarla gömülmek istiyorum.”

Vakit gelir bu zengin vefat eder.

Cenaze yıkandıktan sonra oğulları çorapları alıp getirirler:

Babamızın vasiyeti var, şu eski çorapları ona giydireceğiz. derler.

Cenazeyi yıkayan hoca efendi bunu katiyyen kabul etmez.

Bu sefer müftüye çıkarlar. O da dinimizde böyle bir şey yok, deyip reddeder. İster istemez, babalarının vasiyetinden vazgeçmek mecburiyetinde kalırlar. Cenazeyi defnedip kabirden evlerine dönünce komşularından biri elinde bir mektupla gelir :

– ” Babanız çok önceleri bu mektubu, bana vererek, benim cenazem gömülüp oğullarım eve dönünce kendilerine ver demişti.” der. Mektubu açıp okuyunca, babalarının en son ibretli dersini şu ifadelerle verdiğini görürler:

– ” Evlatlarım, işte gördünüz; eski çoraplarımı bile kabrime götüremedim. Aklınızı başınıza alınız. Ne yapacaksanız hayatta yapıp öbür aleme gönderiniz. Aldanmakta fayda yok.”

Daha fazla hikaye okumak ve yeni hikayeler den haberdar olmak için http://facebook.com/aliseyhan.com adresinden facebook sayfamızı takip edebilirsiniz