Ünlü bir futbolcunun güzel bir karısı vardır. Futbolcunun karısı bir ara görünmemiş ve komşuları polise telefon etmiş. Futbolcunun karısı ortalıkta yok demişler. Futbolcu karısını öldürmüş olabilir, diyen komşuların ihbarını değerlendiren polisler; kadının ölmüş olduğu kanaatine vararak adamı tutuklamışlar. Mahkeme günü gelmiş. Futbolcu çok para vererek en iyi avukatı tutmuş. Avukat müvekkilini savunmak için hakime demiş ki:
– Hakim bey! Müvekkilim suçsuzdur. Bunu kanıtlamak için birazdan karısı salona girecek!
Herkes merakla mahkeme salonunun kapısını gözlüyormuş. Bir süre sonra kadının gelmediğini soran hakim kadının nerede olduğunu sorunca… Avukat demiş ki:
– Siz dahi inandınız kadının yaşadığına ve kapıya baktınız. Müvekkilim karısını öldürmemiştir. Bilakis karısı kaçmıştır!…
Hakim kararı açıklamış:

 

– Futbolcunun suçu sabit görülüp, karısını öldürdüğüne… Sanığın 15 yıl hapis cezasına çarptırılmasına…
Avukat çıkışta hakime sorar:
– Neden bu kararı verdiniz, oysa ki siz de kapıya bakmıştınız?
Hakim avukata bir hayat dersi verir:
– Ben baktım… Fakat müvekkiliniz kapıya göz ucuyla dahi bakmadı!!!