Soğuk mu soğuk, ayaz mı ayaz bir gış mevsiminde gara garga bembeyez garla üzerinde yiyecek bi dene solcan bile bulamamış, aclıgtan nerdeyse gebereyazmış idi ki son anda can havlıyla gendini Havana abanın evindeki mıtfak camının önüne addırıveedi. Başladı camı dıkırdatmaya.

-Huuuu. Havana aba. Hava ayaz mı ayaz. Ellerim ceplerimde. Bi türgü dudduuruveemişim, duyuon deel mi?

Havana aba mıtfakda zeytinyağlı enginaa yapıveemegteydi. Gulaklarına daktığı gulaglıktan da türkü dinleyiveemekdeydi: “Hop diri diri dat diri dit diri dom ben yarimi seviyom. Hop diri diri dat diri dit diri dom . Ben Kezbana öleyon”

Gara garga can havlıyla camı bi daha dıgladıveedi.

-Len Hanavana aba. Öleyon len açlıgtan. Şu mıtfagtan bi dilim peynir ver de aç garnımı doyuruverem..

Gara garga camı ikince defa dıgladıveence Havana aba görüvedi onu. Gulaglıkları çıkarıvedi ve soodu?

-Ne deyon len gara cavır?

Gara garga tegrar ediveedi:

-Len az bi şey peynir ve sevabuna.

Havana aba öfkeyle bağırdı.

-Len gara deyyus. Sen bileyon mu bi dıgım peynir dediğin gaç kilo sütten yapılıyo? Ben o inegleri sağana gada gac dene inek yellenmesine gatlanıveryon? De get hadı gafamı gızdırma benim.

Görünen oydu ki Havana aba peynir meynir veemeycekti. Gafayı çalışdırıveemek ilazımdı. Hemen bi şeytanlık düşündü gara garga.

-Len Havana aba hele camı aç bak sene ne deycen? Çok önemli.

Havana aba öfkeyle pencereyi açdı.

-De bagalım neymiş önemli olan?

-Valla benden duymuş olma emme senin kümesin etrafında hain dilgi dolanıp duru.

‘’Dilgi” lafını duyan Havana abanın gözleri gocaman gocaman açıldı.

-Len gümesin etrafında dilgi dolanıp durusa bizim Garabaş ne b.ok yeyo? Niçin havlameyo bile.

Gara garga baktı işler sarpa sarıyo hemen bir yalan daha gıvırıveedi.

-Valla onu bunu bilmen Havana aba. Senin Garabaş kim bilir yine hangi gancık itin peşinde. Ortalıkta görünmeyo.

Garabaş eski gulağı kesiklerden olduğu için namıssız bir gancık it görüvediğinde ipini, zincirini gırıp onun peşine düşeedi. Bunu sık sık yapıveediğinden Havana aba “Anasını soyunu gıran götüresice dilki” deyip duvardaki çifteydi gapıveediği gibi kümese doğru seğirdiveedi.

Havana abanın kümese doğru seğirdivediğini gören gara garga hemen açık pencereden içeri dalıp mıftağa giriveedi ve buzdolabını acıp içinden bi galıp peyniri gapıveediği gibi pırrr diye uçup az ilerideki bir ceviz ağacının dalına gonuveedi.

Bu arada essahtan da hain dilgi kümesin yanına geliveemiş idi emme Havana abanın elinde tüfegi görünce “Aman ooolum. Zaman kötü gurtar g.tü” diyerek gaçmaya başladı.

Bir hayli goştuktan sonra nihayet nefes nefese gara garganın tünediği ceviz ağacının altına gelveedi. İşte o anda geliveeemişdi gara garga da.

Hain dilgi, gara garganın gagasında goca bir galıp peyniri görünce gözleri ışıldadı. “Heh heh heeeee. Şu salağa bi la fon ten nımarası çekiverem de tavık yiyemedik, bari peynir yiyelim” diye geçirdi aklından ve seslendi gara gargaya.

-Len Hasba ( Hasibe ). Gıııızzzz. Bu ne gözellik böyle.

Gara garga ağzındaki peyniri bir dalın üzerine koyup cevap veedi.

– Bene bag bene. Ben senin bildiğin gargalardan değilim. Asılmayalım lütfen.

Hanin dilgi sesini yumuşataragtan cuvap veedi.:

-Len ayıb ediyon. Ben bilmez miyin senin ne gada ehl-i namus bi garga olduğunu? Valla asılmeyon. Emme gözele gözel demeg de suvapdır.

Gara garga, bir garga olsa da neticede iltifattan hangi garı hoşlanmaz ki. O da nezaketle cuvap veedi.

-Mersi dilgi emmi. Çok mültefit oluveedim sözlerinden.

Tilgi içinden “Ohhh beee. Garıyı tava getiriveedik. Şimdi dalavereye devam etmeli “dedikden sonra tekrar seslendi.

– Len Hasba, hele bene bir türkü çığırıvee de o gözel sesinle mest olam.

Gara garga tegrar öfgeleniveedi.

-Len goca deyyus. Sene ne diye tüükü çığrıverecen? Bubam mısın, gocam mısın?

İşler yine sarpa sarıpduruudu. Hain dilgi hemen sagsıyı çalışdırıveedi.

-Gız unuttun mu? Geçen yaz senin Ellez ( İlyas ) dedenle gaavede okey oynamışdık ya. Ben senin dedenin yagın kankisiyin len. Benden udanmana sebep yok. Hadi çığrıve bir türkü.

Gara garga ‘’Ey madem” dedi ve başladı çığırmeye.

“Garabaş goyunumu güde güde getirdim (hopdeyyy)/Getirdim de gabardıcın (kaba ardıcın) dibine yatırdım/Ayşem sağdı ben bakırı( Kova-bakraç) götürdüm./Ablası gözel gendi garabaş koyunum

Çöz de al Mustavali( Mustafa Ali) çöz de al/Çöz de al Mustavali çöz de al.

Türkü gözel olmasına gözeldi emme bi deeslik(terslik) vaadı. Peynirin aşağı düşmesi geregeyoodu emme ootada peynir meynir yoktu. “tabii yaaa. Peynir gara garganın ağzındayken dürkü çığrıveemesi gerekiyodu ki aşaa düşsün. Yoksa bu bed sesli garganın çığırtısını dinnemek değildi ki dilginin amacı.

Bir şeyler yapıp gara garganın peyniri gagaları arasına almasını ve o şekilde türkü söylemesini sağlaması gerekiyoodu.

Gafasını yugarı galdırıp yine seslendi.

-Len Hasba…Gözel çığırdın emme bag ne deycen?

Gara garga merag ediveemişdi. Sordu:

-Len Salıf ( Salih) Emmi. Emme de isteğin bitmedi ha. Bıragmadın şurada iki logma peynir yiyeyim. De bagalım ne deyceseen.

Salıf Emmi..Pardon Hain dilgi pis pis sırıttı.

-Gız Hasba. Gözel çığırıyon emme bu çığırmada hüner yog, marifet yog, sanat yog.

Gara garga daha da meraglanmıştı. Giremi( Grammy) ödülü için ülke temsilcisi olmeyi düşünüp duran birinin çığırmasında sanat yoktu ha?

-Allahh Allah. De bagalım sanat olmesi için ne yapmamız icap edipduruu?

Hain dilgi cuvab veriveedii.

-Sanat olmesi için ağzında peynir vaaken söylemen gerekir.

Gara garga “Gak gag gak” güldü buna.

-Len Salıf Emmi sen eyce gafayı yedin heral. Ülen bizim Emine bacı ( Eminem’i kastediyor) aazında peynirle mi aldı giremi ödülünü?

Hain dilgi hemen cuvabı yedişdiriveedi.

-Ben gire mi çıka mı bilmen. Sen hiç görüpduruveemedin mi bizim aşıgları. Ne edip durula? Ağızlaaana doplu iine dakıp öyle çığırmazla mı? Hatta buna “leb değmez “denmez mi? İşte sanat deye buna derin ben. Haydi sen de yabıvee de görelim.

Gara garga yine gülüpduruveedi gak gak gakkk.

– Len Salıf Emmi. Ben aşıg mıyın?

Hanin dilgi, gara garganın zayıf tarafını yakaladığını umarak son bir hamle daha yapıveedi..

-Gızım. Bene bag. Beni eyi dinle. Hindi ( şimdi) sen cavır diyarında dürkü çığrıcen ya

-Eeeee?

-E si . Deyon gi şimdi orlerde şöyle damamen farklı bir şeyler yapveesen.O dandik ( Otantik ) bir şeylee yanı… Mesela bizim leb değmezi cavırlara danıdıveesen? Gafadan birinci olun mu, olman mı?

Gara garga “Ülen hariga bir fikir bu” dedikten sonra hain dilginin bütün ümitlerini yıkan bir laf ediveedi.

-Ben hemen gidip Havana aba’dan bir doplu iğne alıp çalışmalara başlayıverem. Çok deşekkürlee Salıf Emmi.

Hain dilgi daha “Ülen dur, peynirle çalışsan da oluu” Diyemeden gara garga uçup gitti. Adı gurnaza çıgıveemiş olen hain dilgi “Öf ülen öfff. Netceez şimdi? Hasba getti. Peynir dalda öylece durup duru. O peyniri ordan nasıl indirceez” diye söylenmeye başladı.

Gara garga Giremi Hayallarıyla Havana aba’dan bi dene doplu iine almag için giddiğinde ve hain dilgi gara gara o peyniri ağacdan nasıl indireceeni düşünüüken ağacın govuğundan bir sincap cıkıveedi ve içerideki garısına sesleniveedi.

– Len Keziban ! Dopla gız çocukları. Burada bi galıp beyaz peynir va. Yiyip garnımızı douruverelim bi gözelce.

Garı sincap da sesleniveedi.

– Len Sülmen, Alı(Ali) , Rauk ( Rauf), Zalha ( Zeliha), Hatmana ( Fatma Ana) Goşun len. Bubanız çığrıyo. Bi galıp beyaz peynir vaamış.

Kısaca o bi galıp beyaz peynir sincap ailesine nasip oluveedi.

Eeee gelelim gıssadan hisseye.

1- Hiç bir zaman hayın dilgi gibi hıyanat yapmeyceen. Hiç gimseye hayınlık düşünmeyceen. Ayrıca ekmeeni genin gazenecen. Muhannata muhtaç olmeyceen.

2- Hiç bir zaman gara garga gibi ihtiraslı olmeyceen. Gerekdiğinde payleşmeyi bilceen. Olmeycek işle peşinde goşmeyceeen.

3- Gocaman Irabbımdan ümidi kesmeyceen. Bu meselde de görüldüğü gibi Yüce Irabbım sincaplara hiç beglemedikleri bir anda rızıglaanı gönderdi deel mi?

4- La Fon Ten denen herife inanmeyceen. Ne vaasa bizim Türk hikayecilerinde vaadır.

Sami Bibero – Edebiyat Evi