Kimya biliminin dehası Lavoisier’ in, asıl eğitimi hukuktu ve Paris Barosu”na kayıtlı bir avukattı. Bilimsel gözlem ve yorum üzerine yaptığı konuşmaları nedeniyle bütün dünyada ün kazanmıştı. Kimya bilimini reddeden yobazları gösterip “Bu kelleler hiçbir şeye yaramaz” dediği için tutuklandı.

Aynı gün yargılanıp, giyotinle ölüme mahkûm edildi. Lavoisier; matematikçi Lagrange’ i çağırdı ve “kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam; insanın kafası kesildikten sonra bir süre daha beyin düşünmeye devam etmekte demektir” dedi. Lavoisier’ in kafası kesildi, sepete düştü ve gülerek iki kere göz kırptı.

Matematikçi Lagrange diyor ki; “Lavoisier’ in son saniyedeki ispat arayışı, bilimselliğin yüzyıllar sürecek meşalesidir. Ama o yobaz kafalar asırlarca karanlıkta sürünecekler, insanlığı da süründürecekler”

Neden bazı insanlar iz bırakır, gelecek nesle önemli bilgi ve deneyimler aktarır; bazı insanlar hiç yaşamamış gibi zaman içinde unutulup giderler.

Aynı hikaye Cezairli Kimyacı ibn-i kasım için de anlatılır işte o hikaye

Cezairli Kimyacı ibn-i kasım 51 yaşında iken, fransız mahkemesi giyotinle ölüme mahkum eder. Boynunun vurulmasını beklerken kitap okumaktadır. Cellat, onu giyotine götürmek için yanına geldiğinde ibn-i kasım, nerede kaldığını unutmamak için kitabın arasına bir “kitap ayracı” koymuştur.

ibn-i kasım giyotine giderken Matematikçi arkadaşı hüseyini yanına çağırır:

“Kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam, insanın kafası kesildikten sonra bir süre daha beyin düşünmeye devam etmekte demektir.” der.

Kafası giyotinle kesilir, sepete düşer ve gülerek iki kere göz kırpar. Matematikçi hüseyin diyor ki;

ibn- kasımın son saniyedeki ispat arayışı, bilimselliğin yüzyıllar sürecek meşalesidir.

İnsanları duyduklarına inanmayı değil düşünmeye davet ediyorum.