İstanbul’da oturan baba, New York’a göç etmiş oğlunu telefonla aradı ve;

– Gününü mahvedeceğim için üzgünüm ama annenle ben boşanıyoruz. 45 yıllık eziyet yeter, dedi.

Oğlu isyan etti.

– Baba nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin, hem de tam bayram öncesinde.

– Artık birbirimize tahammül edemiyoruz, dedi baba. Yetti bu hikâye. Bana yardımcı ol Şikago’daki kız kardeşini ara ona da haberi ver.

Şaşkın oğul hemen kız kardeşini aradı. Kız daha çok şaşırdı ve üzüldü.

Derhal telefona sarıldı ve babasını aradı.

– Ağabeyim ve ben gelene kadar hiçbir şey yapmıyorsunuz, anladın mı baba. Hiçbir şey. Bizi bekleyin, mutlaka!

Baba telefonu kapadı ve karısına döndü.

– Harika karıcığım.. İkisi de bayramı bizimle geçirecekler, hem de uçak biletlerini kendileri alarak geliyorlar!

Kurutma Makinesi

Akıl hastanesinde yer kalmamış ve bir kişilik boş yer açılması için tedavi olduğunu düşündükleri bir hastayı taburcu etme kararı almışlar.

Kimi taburcu edebileceklerine karar verebilmek için de doktorlar bahçede dolaşıp hastaların hareketlerini gözlemlemeye başlamışlar.

Tam o sırada hastalardan biri hastane bahçesinde bulunan süs havuzuna düşmüş.

Ne yaptıysa çıkamıyor ayağa kalkamıyor.

Bunu gören diğer bir hasta hemen arkadaşının yanına koşmuş ve onu havuzdan kurtarmış.

Olay doktorların ilgisini çekmiş. Bir kaç saat sonra hastayı çağırmışlar. Doktor:

– Evladım seni tebrik ederiz arkadaşının hayatını kurtardın. Artık iyileştin sanırım seni taburcu edeceğiz. Diğer arkadaşını da çağır da onunda nasıl olduğunu görelim,demiş.

Hasta cevap vermiş:

– Çok isterdim efendim ama havuza düşünce çok ıslanmıştı. Bende kurutma makinesine attım şuan gelemez.