Filmde bir kare dikkatimi çekti adamın babasıyla olan bi fotoğrafı. Düşündüm bu yaşıma gelmişim babamla bi fotoğrafım yoktu hemen babamı ayağa kaldırıp kalk baba bi fotoğraf çekilelim dedim güldüm o nereden çıktı lan dedi güldü.

Hadi hadi dedim bak koca adam oldum hala bi fotoğrafımız yok yarın bi gün ölürsen bakar bakar üzülürüm demiştim. Biliyorum yanlıştı söylediğim ama tamamen dalgasına söylemiştim sen üzülecek sen gerek yok oğlum dedi.

O an öyle bir şey oturdu ki içime bin pişman oldum bir şeyde söyleyemedim bir sessizlik kapladı bütün odayı anlamıştı üzüldüğümü baba sonuçta fark eder. Gel lan kerata dedi attı elini omzuma, bende onun omzuna koydum elimi.

Klasik baba oğul fotoğrafı olmuştu sabah ilk işim fotoğrafı bastırmak oldu.

Fotoğrafçıdan çıkmış eve gidiyordum telefon çaldı babam trafik kazası geçirmiş hastaneye kaldırılmış hemen koştura koştura hastaneye gittim içeri girer girmez annem yüzüme baktı sonra elimdeki fotoğrafa kaydı gözleri “içine mi doğdu be oğul” dedi.

Başladı ağlamaya evet babamı kaybetmiştik.

Tüm babalarımızın ellerinden saygıyla öperim.