İstanbul otogarından çıktığımızdan beri küçük kız çocuğu durmadan ağlıyordu. Tabi haliyle bende abiye yanaştım niçin durmadan ağladığını sordum. “Hasta Mardin’den İstanbul’a getirdim.” dedi. “Tek başına mı geldin? Annesi nerede?” deyince fakirliğin gözü kör olsun hemende belli ediyor kendini maddi sıkıntılardan dolayı annesini getirememiş mecburen evde kalmış ve en çok üzüldüğüm şey ise önümdeki koltukta iki kız öğrenci vardı. Abiye böbürlenip “Sustur kızını ben de yolcuyum mecbur değilim sesini duymaya” türünden laflar etmeleriydi.

Demek ki karakter eğitimle verilen bir şey değilmiş. Anlayışlı olmak empati kurmak ve insan olabilmek okulda öğretilen bir şey değilmiş.

Alıntıdır