Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: “Rüşveti alana, verene ve aracı olana Allah lâ’net etsin. Allah’ın lâ’neti özellikle cemiyet haklarını çiğne­mek; muhakemede haklıyı mağdur etmek için rüşveti ve­ren ve alanlar üzerine olsun. Çok iyi biliniz ki rüşveti alan da veren de Cehennem’dedir.”

Ebu Hüreyre’nin ravi olduğu bir hadise göre “Resulullah, hükümde rüşvet alan ve rüşvet veren ve aracılık eden kimseyi lanetlemiştir.” (Tirmizi, Ahkam 9, (1336)) Bir başka hadise göreyse rüşvet alan hırsızlık yapmış demektir.

Muaz İbnu Cebel şöyle anlatıyor: “Resulullah (sav) beni Yemen’e göndermişti. (Hareket edip) yürüdüğüm zaman arkamdan birini göndererek geri çağırdı. (Yanına varınca): “Sana niye adam gönderip (geri çağırdığımı) biliyor musun?” buyurdular ve ilave ettiler:

“Benim iznim olmadan hiçbir şey almayacaksın. Zira bu gulüldür (hırsızlık). Kim gulül yaparsa, aldığı şeyle kıyamet günü (Allah’ın huzuruna gelir). İşte bu (hususu tenbih etmek için) seni çağırdım, artık işine gidebilirsin.” (Tirmizi, Ahkam 8, (1335))