Köyde ilkokul öğrencisi…

Derse çok az denecek kadar geç kalmıştı. İçeri girdiğinde öğretmen ceza olsun diye ezberlemelerini söylediği şiiri okuması için tahtaya ilk olarak onu çıkardı; hem de öfkeli bir tonla:

– Oku bakayım Şirazlı Sa’dî’nin Âdemoğulları adlı şiirini, diyerek…

Titrek sesle okumaya başladı öğrenci:

“Âdemoğulları birbirlerinin uzvudurlar

Ki yaratılışta hepsi aynı cevherdendirler

Eğer zamane uzuvlardan birini ağrıtırsa

Diğer uzuvlarda da rahatlık kalmaz artık.”

Devamı aklına gelmedi bir türlü. Sustu kaldı öylece…

– Geri kalan iki mısrayı da okusana!

– Özür dilerim öğretmenim, hatırlayamıyorum.

– Ne demek hatırlamıyorum?! Bu kadar kolay bir şiiri dünden beri nasıl ezberlemezsin?

– Annem rahatsızdır öğretmenim; felçlidir ve evin bir köşesinde öyle yatıyor. Tedavi masrafları yüksek olduğu için babam günde birkaç işe gidiyor ve gece geç saatlerde eve geliyor. Bu sebeple de ben ev işlerine yetişmek, annem ve iki küçük kardeşimle ilgilenmek, ayrıca onlara yemek pişirmek zorundayım. Ezberlemiştim şiiri öğretmenim; ama unuttum, çok özür dilerim…

– Bu kadar basit! Bir özürle geçiştirmek mi istiyorsun? Sıkıntınız varsa var; beni ilgilendirmez. Bir ödev verdiysem onu yerine getirmek zorundasın…

Derken şiirin devamı gelir öğrencinin aklına:

“Sen ki başkasının sıkıntısına kayıtsızsın

Sana ADAM demeleri hiç de doğru değil.”