Dört kişilik avcı gurubu, tecrübeli avcı Temel’in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar.

Temel:

– Yatın yere, tavsan deliği !

Bütün avcılar yere yatarlar. Gercekten bir muddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına.

Temel: Yatın yere, tilki deliği!

Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar.

Temel:

-Yatın yere, ayı ini !

Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. iyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel’e bakar.

Temel:

– Uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum. Ama Yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza ! Ertesi gün gazetelerde manşet:

Dört avcı tren altında can verdi…

MÜEBBET

Zamanın en büyük Mafya babası Çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idamı istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve şöyle derler:

-“Temel ne yap et Babanın idam kararını müebbet’e çevir yoksa bu senin sonun olur” derler!!!

Temel’in içine korku düşmüştür:

-“Acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam”

diye düşünür. Dava başlar günlerce devam eder ve nihayet Jüri üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüri geri gelir ve kararını okur:

-“Müebbet hapis” derler.

Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını şaşırırlar doğru Temel’e gidip:

-“Afferim sana Temel şimdi gözümüze girdin” derler.

-“Ehh be Temel iyi güzel de bu işi nasıl başardın?” diye sorarlar. Temel:

-“Sormayın bre uşaklar” der.

-“Millet Beraat Beraat diye tutturdu Müebbete çevirene kadar aklan karayı seçtim” der.