27 yaşındaki bir kadın sürücü, sarhoş bir vaziyette araba kullandığı gerekçesiyle trafik polisleri tarafından yakalanarak mahkemeye sevk edilir.
Kadın, oldukça ağır olan bu trafik cezasından kurtulabilmek için sahasında çok iyi bir avukat ile anlaşır. Avukat, bütün mesleki marifetlerini kullanarak kadını ceza almaktan kurtarır. Başına gelen musibetten ders alıp uslanmayan kadın, beraatini kutlamak için bir bara gidip sarhoş oluncaya kadar içer. Daha sonra da yine sarhoş vaziyette direksiyonun başına geçer.

Ve o sarhoş kafayla yolda giderken bir vatandaşa çarparak onu yirmi metre kadar arabasıyla sürükler. Perişan vaziyette hastaneye kaldırılan adam bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak ölür. Kadın, hapishanenin yolunu tuttuktan günler sonra, arabasıyla çarparak ölümüne sebep olduğu adamın, kendisini sarhoş araba kullandığı gerekçesiyle ceza almaktan kurtaran avukat olduğunu öğrenecektir.

“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir.” (Kur’an-ı Kerim, Şura-30)