İki avcı ormanda birlikte yürüyorlarmış. Avcılardan biri bir anda yere yığılmış. Arkadaşı yere yığılan avcının nefes almadığını ve nabzının atmadığını görünce panik yapmış ve hemen Acil Servisi aramış.

– “Arkadaşım öldü, ne yapabilirim?” diye sormuş. Acil serviste telefonu açan bayan cevap vermiş.

– “Beyefendi, öncelikle panik yapmayın. İlk olarak arkadaşınızın öldüğünden emin olmamız gerekiyor” demiş. Bayan bunu söyledikten sonra telefonda kısa bir sessizlik olmuş. Hemen ardından bir el tüfek sesi gelmiş. Adam tekrar konuşmaya başlamış :

– “Evet, artık arkadaşımın öldüğünden kesin olarak eminim. Şimdi ne yapmalıyım”

AVCI TEMEL

Altı kişilik avcı grubu, rehber olarak tuttukları tecrübeli avcı Temel’in önderliğinde ormanda yürümektedirler. Avcıların karşısına küçük bir delik çıkmıştır.

Temel:

– Yatın uşaklar yere, tavsan deliği! Bütün avcılar yere yatmıştır. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavsan çıkmıştır. Avcılar tavşanı hemen vururlar. Yeniden yürümeye başlarlar. Bir müddet sonra karşılarına büyükçe bir delik çıkar ve Temel derki:

– Yatın yere uşaklar, hâcen tilki deliği! Avcılar yere yatar. Biraz sonra delikten tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola koyulurlar.. Bu defa daha karşılarına büyük bir delik çıkar. Temel :

– Yatın yere uşak ayı ini ! Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. iyice keyiflenen avcılar yürümeye devam eder. Kısa bir zaman sonra çok büyük bir deliğin başında dururlar. Acemi avcılar hep birden Temel’e bakar. Temel:

– Uşaklar ne çıkacağını ben de bilmiyorum. Fakat yatın yere, artık ne çıkarsa bahtımıza !

Ertesi gün gazetelerde şöyle yazmaktadır:

`Altı avcı tren altında can verdi…’