Karga akıllı bir hayvandır… Ama unutkan… Unutkan olduğu için sakladığı tohumların yerini hatırlayamaz ve düşünür. Ben bir dalda düşünen karga gördüğümde, onun sakladığı meşe palamudunun yerini unuttuğunu anlarım.

Sağ ayağıyla kafasını kaşır, hatırlayamaz. Evrendeki müthiş tasarımın, akıl almaz katrilyonca gizeminden sadece birisidir bu. Eğer akıllı karga unutkan olmasaydı, bu ormanlar, bu meşelikler, bu alıç ağaçları, yalçın kayalıkların tepesinde gördüğünüz o incir ağaçları olmayacaktı.

Ama insan karga kadar da olamaz. Karganın ektiği ormanlık alanın ise yakılıp-ekilip, üzerine çirkin kooperatif evleri yapılmasına göz yumar… Bir hesaba göre karga yılda yüz bin ağaç tohumu gömer. Sonra yerini unutur.

Unutunca canı sıkılır. Ve yüksek kayalıklara çıkıp etrafına bakar ki hatırlasın. O sırada kakasını yapar. İşte size doğanın katrilyonca gizeminden bir tanesi daha; bir de bakarsınız ki yalçın kayalıklarda incir ağaçları.

Karga sakladığı tohumun yerini unutunca aramaya başlar. Ararken eşelediği toprakta, ağaç kabuklarında, dalların arasında rastladığı zararlıları yiyerek temizler, ormanlık alanların temizlenmesini, sağlıklı olmasını, ormanın genişlemesini sağlar bir çeşit.

Kısacası: Karganın da, unutkanlığının da, kakasının da bir hikmeti vardır. Ama biz daha çok insanoğlunun basiretsizliğinin, akılsızlığının, kötü niyetinin cezasını çekeriz. Karga kadar olamaz insan…

Bekir Coşkun / Hürriyet