BÖLÜNMÜŞ YOLLARDA AVLANAN KEKLİKLER

Yurtgazetesi yazarı Rıza Zelyut’un köşe yazısında “Bölünmüş yollarda avlanan keklikler” yazısında
şunları yazmış;

“Ünlü Dede Korkut hikayelerimizden birisi de Deli Dumrul üstüne kurulmuştur. Çok bilinir: Boyun en kabadayısı olan Deli Dumrul, kuru çay üstüne bir köprü yaptırır. Geçenden bir lira, geçmeyenden iki lira alır.

İşte AKP’lilerin çok övündükleri bölünmüş yollar da böyle bir şey… Yol yapmışlar da her yerine dizi dizi trafik gözü koymuşlar… O yollarda gidenleri keklik gibi avlıyorlar.

Salı günü İstanbul’dan yola çıktım. Niyetim Karadeniz bölgesinde dolaşıp halkla sohbet etmek… Ama içimde radar korkusu… Çünkü İstanbul’da son bir aryda iki ceza yedim.

Çıktık AKP’nin bölünmüş yoluna… Bolu’ya gidiyoruz. Üst hız sınırını gösteren tabela yok. Zırt kavşak, pırt ışık… Yol geniş, araç sayısı az. Hadi biraz çabuk olalım diyorsunuz ama ne mümkün? Bakıyorsunuz ki 70, beş on metre ötesinde 50 yazıyor. Fren yapmaktan sinirleriniz bozuluyor.

Samsun-Erzincan hattına girince biraz rahatlayacağınızı sanıyorsunuz… Aman ha aman! Dönemeci geçince pat diye karşınızda o direkler arası gözler. Yol boş diye hızlandıysanız yandınız

-Küçük bir kasaba olan Kurşunlu’nun uzağından geçiyorsunuz… Pat diye bir radar! Geçiyorsunuz, biraz gaz veriyorsunuz o da ne 500 metre sonra bir tane daha… Geçiyorsunuz… Yukarıdakiler yetmemiş, bu kez köprünün altına, sağa saklanmış tek gözlü bir radar. Geçiyorsunuz, bir radar daha

-Yani bu iktidar diyor ki: Ey buralarda yolculuk yapanlar, sizi kaz gibi yolacağım… Bu radarların birinden geçsen bile öbüründe, o olmazsa diğerinde paçayı kaptıracaksın… Seni yolmadan bırakmam…

(BU YOLLARI NİYE YAPTINIZ?)

Sinop’tan Samsun’a doğru yola çıktım. Bomboş ve geniş yol. Hız uyarıları… İyi de 50 kilometrelik üst sınır ne oluyor? Uzun bir tünel… Git git bitmiyor. Çıkıyoruz yine o tabelalar..

-Ey Ulaştırma Bakanı! Bu yolları niye yaptınız?

Şu kadar bölünmüş yol yaptık diye övünüyorsunuz ama milletin oralarda kaplumbağa hızıyla gitmesini istiyorsunuz. Her yer kavşak, her yer 70 ve 50 kilometre uyarılarıyla dolu. Arada bir 80 veya 90 kilometre tabelası… Ama hemen peşinden bir yerde 50’yi dayıyorlar sana…

Amaç, vatandaşın can güvenliği mi? Bence değil. Bu yollar, bu 70-80 kilometre hızla bitmez… Sürücü sıkılır gaza basar, siz de cezayı kesersiniz…

(SOYLUCA SOYMAK)

Buradan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hatırlatıyorum: Siz vatandaşın güvenliğini düşünür gözükerek onu soymaya çalışıyorsunuz… Vatandaşı o boş yollarda keklik gibi avlıyor, boşalan hazineyi böyle doldurmaya çalışıyorsunuz… Vatandaşa kurduğunuz bu radar tuzakları var ya! Size oy olarak geri dönecek… Ama boş oylar…

Bölünmüş yollar yaptık diye övünmeyin; o yollarda vatandaşı nasıl yolduğunuzu anlatarak Hazine Bakanı damat beyle sohbet edin…

Ayıptır ayıp! Biz Avrupa’yı da biliyoruz.

Oralarda bile küçük bir ilçenin yakınından geçen yolun gidişine 5, dönüşüne 4 radar kurularak vatandaşın soyulmasına dayalı bir sistem görmedik…

“İnsanlara, kendi otomobiliyle gezmesini bile çok gören bu sistem, vatandaş düşmanlığının şaha kalkmış örnekleri olarak çalışıyor. Yemişini de AKP’liler ve müteahhitleri yiyor.”

Kaynak: Yurtgazetesi