Temel uçakla Trabzon’a gidecekmiş. Oturmuş bir yere rastgele. Asıl yer sahibi gelmiş:

– Beyfendi burası benim yerim kalkar mısınız?

– Hayır.

– Beyfendi burası benim yerim kalkın.

– Hayır. Yer sahibi gider hostese başvurur.

– Beyfendi burası sizin yeriniz değil, kalkar mısınız lütfen?

– Kalkmam. Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan, Temel’in kulağına bir şey fısıldar ve Temel kalkar, arka tarafa oturur. Herkes hayret etmiş durumdadır, biz bu kadar uğraştık kalkmadı acaba kaptan nasıl kaldırdı bunu diye.

Dayanamıyorlar, Kaptan’a soruyorlar:

– Dedim ki, burası Trabzon’a gitmez!..

Şoforsüz Gidiyor Fıkra

Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun’u aradı:

– Tursun, orada durum nasıl?

– Hüç… Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor. Temel:

– O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor.

Nasıl Anladın

Temel otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.. ‘Ulan’ diyor, Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba? Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor. Bana bir fvisku.. yok böyleanlarlar.. Bana bir rakı, yok diyor böyle de anlarlar. Bana bir bira.. tamam diyor böyle iyi.. anlamazlar. Ve aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor:

– Barmen bana bir bira.

Barmen Temel’i biraz süzdükten sonra soruyor:

– Birader sen Laz mısın?

Temel: uuuy nasil anladin?!… diyor:

– Burası resepsiyon, bar karşıda.