Büyük Günah İşleyen Genç

Hz. Ömer bir gün ağlayarak mescide girdi… Peygamber Efendimiz neden ağlıyorsun ya Ömer diye sorunca… Mescidin girişinde bir genç var, öyle içten ağlıyor ki, bende onunla ağlamaya başladım dedi…

Peygamber efendimiz genci yanına çağırarak neden ağladığını sorar. Genç ben çok büyük bir günah işledim o günahımdan dolayı ağlıyorum der… Peygamber efendimiz nasıl bir günah işledin Allaha şirk mi koştun der… Genç hayır ya Resulullah çok daha büyük bir günah der…

Peygamber efendimiz senin günahın. Yedi kat sema dan, Arşu aladan, yedi dağdan daha mı büyük der… Genç evet daha büyük der… Peki senin günahın Allah’ın rahmetinden de mi büyük deyince… Genç hayır Allah’ın rahmeti daha büyük der… O zaman Gönüller sultanı sen tövbe et, ALLAH affeder dedi…

Peygamberimiz merak etti ve anlat dedi… Genç başını önüne eğer utancından sararır… Genç anlatmaya başlar, Ya Rasulullah, ben hırsızlık yapan biriydim… kefen hırsızlığı yapardım. Ölülerin kefenlerini soyardım… Yeni biri öldüğü zaman takip eder, insanlar onu mezara koyduktan sonra gider, onu mezardan çıkarır kefenini çalar satardım… Bir gün yeni vefat etmiş bir genç kız cesedinin kefenini üzerinden çıkardım, o kız çıplak kaldı… Nefsime yenik düşüp geri döndüm ve o kızla ilişkiye girdim.

Ben oradan uzaklaşacakken arkamdan ayak sesi geldi, o kız ayağa kalkmıştı bana arkamdan seslendi. Sen bana bunu yaptın Allahın huzuruna abdestsiz çıkmama sebeb oldun, Allahtan hiç korkmuyormusun dedi. Sen de Allahın huzuruna abdestsiz çıkarsın inşallah dedi. Ben düşüp bayılmışım…

Bunun üzerine o kadar pişman oldum ki tövbe ettim…

Peygamber efendimiz çok kızdı ve gence hemen burayı terk et diye huzurundan kovdu… Genç medineyi terketti. Dağlara gitti.Bir mağaraya sığındı. Bazen dışarı çıkar, cehennemlik birini görmek isteyen bana baksın derdi. Her gece sabaha kadar göz yaşı döktü Allaha yalvardı…

Allahım eğer tövbemi kabul eder beni affedersen bunu Rasulullha bildir, eğer affetmeyeceksen, Gökten bir ateş indir ve beni bu dünyada yak ki cehennem ateşinden kurtar diye yalvarırdı…

Cebrail a.s. peygamber efendimize gelip “Ya rasulullah, sen mi affedicisin yoksa H.Z. Allah mı” der.

Peygamber efendimiz “tabi ki H.Z.Allah” der.

Cebrail a.s. tekrar sorar “Ya Rasulullah, seninmi rahmetin büyük yoksa Allahın mı”der…

Peygamber efendimiz, “tabiki Allahın rahmeti büyük” der.

Cebrail a.s. tekrar sorar “insanların rızkını sen mi verirsin yoksa Allahmı” der.

Peygamber efendimiz “tabiki Allah” der.

Cebrail a.s. şöyle der. “O halde Allah o kulunu affetti, sende affet” der

ve o gencin yerini söyler… Peygamber efendimiz Hz. Ömer VE Hz. Ali’yi o genci getirmesi için yollar… Hz. Ömer ve Hz. Ali genci bularak, ona sarılırlar, alıp Medineye getirirler…Genç gözyaşları içinde, peygamber efendimizden utandığını huzuruna çıkamayacağını söylesede, Hz. Ömer kabul etmez. Genç “O zaman Peygamberimiz namaza durduğunda mescide girelim” der… Ve Gönüller sultanı Farz namazına durunca mescide girerler.. Peygamberimiz selam verince genci görür ve onu huzuruna çağırır. Allahın onu affettiğini müjdeler. Genç sevinç gözyaşlarıyla ağlayarak evine gider. 3 gün sonra vefat eder… Cenaze namazını Gönüller sultanı Peygamber Efendimiz kıldırır.