Çok Üzgünüm Sibel

Ah be çocuk boğazım düğümlendi

İstanbul Fatih’te İstanbul üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü 3. sınıf öğrencisi Sibel Ünli’nin cansız bedeni dün Samatya’da denizden çıkarıldı..

Bu kız çokta güzel bir çoçukmuş!

Tabi siz alışıksınız flu insgram fotolarına lens’li gözlere, Dolgulu dudaklara …

Saçların dağıtıp dudakların büzülmüş hallere …

Kaşları alıp yerine kaş çizmelere ! çirkin gelmiş size onun samimiyeti ayıp sizin ama sibel’in değil..

Elbette sibel’i sevebilirdik. Ondan tiksinen bütün erkeklerin yerine sibel’i biz sevebilirdik. Ama o yaşamaya değer bir hayat olmadığını ve gidecek yerinin olmadığını düşünerek intihar etti. Biz o öldükten sonra sevebildik sibel’i. Bu ülke geç sevmelerin ülkesi..

20 yaşında bir kız çocuğuna “gidecek yerim de, yaşanmaya değer bir hayatım da yok” dedirtip kendini öldürecek kadar çaresiz kalmasına zemin hazırlayan “büyük ülke”…

Keşke “en çılgın projesi” çocukları yaşatmak, hayata bağlamak olsaydı bu büyük ülkenin.

Türkiye ne hale geldi. Toplum olarak ilk önce utanmayı kaybettik. Utanma olmayınca vicdan da ahlak da kalmadı.

Kız,epilepsi hastasıymış. Ekonomik durum bir yana lütfen artık epilepsi hastalarına “öcü” gibi davranmasınlar. Epilepsi hastalarına da iş versinler.Bu, toplumun ön yargılarından biridir..

İntihar eden Sibel’in sayfasını didik didik edip bak kahve içmiş bak içki içmiş diyenlerle aynı yerde yaşamak işkence gibi. Kahve veya içki içtiyseniz intihara bile layık görülmüyorsunuz bu ülkede..

Ne aşağılık, ne vicdansız bir çağa denk geldik..! Açlıktan ölmek isteyen gençler varken kimse kusura bakmasın ne Suriye, ne İran, ne Libya umurumda değil kendi vatanının evladını doyuracaksın önce.. Önce Vatan..!!

Bu haberleri gördükçe ben yediğim yemekten utanıyorum da bu insanları bu hallere bu noktalara sürükleyen insanlar nasıl hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor aklım almıyor.

Sibel için çok üzgünüm, bilemiyorsun bi yerlerde bazı çocuklar çok üzgün, bunu bilemiyorsun, bişey yapamıyorsun, çok üzgünüm Sibel..

Selçuk Özvar’dan Alıntıdır.