Fıkra Gibi Olay 1

Erzurum’a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulu’ndan Mansır Bey anlatıyor… Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:

– “Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir.” Teknik servis elemanı sorar:

– “Nasıl yapıyorsunuz?”

– “Senin anlattıgın kimi.”

– “Hata ne?”

– “Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir.”

– “İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?.”

– “Tamam” diyor ve başlıyor, anlatmaya.

– “Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir:

Kaydetmek ister misiniz? E / H yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee…”

Fıkra Gibi Olay 2

Burasi Turkiye; Olayın kahramanları, iki üniversite öğrencisi. Koyu geyik muhabbetinin döndüğü akşamlardan birinde, bu iki kafadar bir iddiaya girer. Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü kendi ağzına tamamen sığdırabileceğini iddia eder. Evet yanlış okumadınız, bildiğiniz 100 mumluk ampulü. Ve sığdırır da.

Ancak bir sorun vardır. Ampulü ağzından geri çıkaramamaktadır. Öbür arkadaşı hayret eder, o da evdeki başka bir ampulü ağzına sokar ve tabi ki o da çıkaramaz. Bu iki kafadar hastanenin yolunu tutmaya karar verir. Ağızlarında ampul olduğu halde bir taksiye atlarlar.

Konuşma zorluğu çekerek güç bela taksiciye dertlerini anlatırlar. Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da “nasıl olur abi ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şöyle, şaka mi yapıyonuz ?” diye söylenmektedir. Neyse akşamın bir yarısında acile gelirler. Taksiciyle ayrılırlar, doktorlar çocukları beklemeleri için bir odaya alır.

Veeee aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür, ağzında ampulle. Amcam çocuklara inanmamış, açık olan bir marketten ampul almış ve denemiştir !!

Fıkra Gibi Olay 3

 

Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında görev yaparken, kansızlık nedeniyle başvuran bir hastamı muayene ediyordum. Konjoktiva dediğimiz alt göz kapağının içine bakarken, bir yandan da :

“Amca sende basur mu var?” dedim. Kansızlığın baş sebeplerinden biridir ve Karadeniz’de bu duruma sık sık rastlanır..

Amcanın dışarı çıkarken yanındaki arkadaşına söylediğini hâlâ hatırlarım… “Ne doktormuş be, helal olsun..! Gözümden baktı, g*t*mdekini gördü.”