Islak Çorap Hikayesi

Tam önümden camiye giriyordu. Çıkardı ayakkabılarını sonra durdu. Ayağını kaldırdı. Çorapları çok ama çok ıslanmıştı. Düşündü birkaç saniye, ben ne yapayım diye.

Sonra çoraplarını çıkarıp cebine soktu. Öyle girdi camiye ve en arkaya oturdu. Sanırım utanmıştı, galiba içinden dedi kimse görmesin ayaklarımı. Bırakır mıyım? Çöktüm yanına. Kısmet gelmiş Cuma saati ayağıma. İki de bir ayaklarını ovalıyor. Belli ki üşüyor. Ayağımdan çıkarıp versem edepsizlik olacak.

Ama dayanamadım. Çıktım camiden. Kalın bir çift çorap aldım tam karşıdaki tuhafiyeden. Valla farzına zor yetiştim. Ama son 10 saniye de o çorapları ayağına giydirmiştim. Isındı ayakları, tesbih çekene kadar da camiden çıkmadı. Eeee şimdi aynı ayakkabıları giyince yine ıslanacak. Çoraplarına da ayaklarına da yazık olacak. Ufaklık bekle beni dedim. Kendi ayakkabılarımı giydirip çay ocağına indirdim. Kendim de orada yedek terlik varmış, giyiverdim.

Ben çay, o da kakao içerken arkadaşıma telefon ettim. 37 numara ayakkabı alıp hemen gel dedim. Ama bot olsun, içi de yünlü yünlü sıcacık tutsun. Botlar geldi, ama çok güzeldi. Bize LC Waikiki de yakın. Gelir misin benimle dedim korkma sakın. Güzel bir mont aldık, içine kazak da soktuk. Altına da bir pantolon bulduk.

Damat gibi oldu valla. Evine varalım bir göz atalım dedim. Belli ki sokaklardan toplanmış birkaç ağaç parçası, boş bir buzdolabı, yatak da hasta yatan bir adam. Anne, iki daha küçük çocuk da var içeride. Toplanmış hepsi sobanın başına. Isınma telaşında. Aldım bilgilerini, araştırdım. Her şey yolunda. Dernekten doldurduk ne varsa.

Odun ve kömürü de tamam, şu an sobasında yanmakta. Abimiz iyi kötü ailesine bakıyormuş. Ama ayağını kırınca gidememiş inşaatlara çalışmaya. Kış da bastırınca ne odun, ne kömür ne de pazara çıkamamış, cumayı kaçırdım ömrümde ilk defa diye içi yanmış. Oğlunu salmış camiye. Sen bari git demiş benim yerime. İlk defa gönderdim, meğer bunlara sebep olacakmış ben ne bileyim.

Vay be dedim. Sen ayağını kır, üzül, camiye oğlunu yolla. NE istersen o gün yollasın bizi vesile edip Allah sana. Artık ıslak çoraplı çocuk yok, hepsinin de karnı tok.

Haftaya cumaya yine buluşacağız, namazı beraber kılıp kakao ile ısınacağız. Ama söz verdi o ısmarlayacak. Babası onun cebine bizden gizli harçlık koyup camiye yollayacak… İnşaallah…

Alıntıdır.