İş arayan Temel, Dursun ve İdris, tayfa arayan bir gemi kaptanına başvurmuşlar:

– Kaptan, duyduk ki; tayfa arıyormuşsun. Biz de işsisiz, iş arıyoruz.

Kaptan sormuş:

– Ne iş yaparsınız?

İdris hemen cevap vermiş:

– Kaptan, benim gözlerim çok keskindir; 100 km ötesini görürüm.

İdris sözünü bitirir bitirmez, Dursun söz almış:

– Kaptan, benim kulaklarım çok iyi duyar; 100 km öteden gelen sesleri duyabilirim.

Kaptan soran gözlerle Temel’e bakmış. Temel demiş ki:

– Kaptan, ben de sıkılırım.
Kaptan Temel’in ne iş yaptığını anlayamamış, ama sormayı da gururuna yedirememiş ve üç karadenizli kafadarı işe almış. Gemiye binip hep birlikte denize açılmışlar. İki saat sonra yeni tayfalardan İdris bağırmış:

– Kaptan, 100 km ileriden bir gemi bize doğru geliyor!..

Kaptan şaşkın şaşkın bakarken, bu sefer de yeni tayfa Dursun bağırmış:

– Evet kaptan, gelen geminin aşçısı yemek yaparken, “Yeter güzelim yeter, iki iki dört eder” türküsünü söylüyor.

Kaptan şaşkınlıkla, “Acaba ne diyecek?” diye Temel’e bakmış. Temel boynunu bükerek kaptana dert yanmış:

– İşte kaptan, ben yıllardır bu palavracıların saçmalıklarını dinlemekten sıkılıyorum!..