Erdoğan’ın hastalığı ve püskevit çıkışı. Size saçma gelebilir ama hiç bir şey göründüğü gibi değil. Kesinlikle okuyun

Hiçbirşey göründüğü gibi değildi.

Erdoğan başbakan iken birgün ciddi hastalanmıştı. Bahçeli ona demişti ki: “Sayın Başbakana bir şey olursa Türkiye kaosa girer”

Aslında bu sözüyle birşeyi deşifre etmişti Bahçeli. Neyden bahsediyordu kimse anlayamadı.

En önemli özelliği bir saf gibi görünmesiydi. Lakin çok zeki ve kurnazdı. Hiç olmadık bir anda alakasız bir durumda seçim mitinginde “piskevüt” konuşması yapmıştı. Anlattığına göre çocuklar piskevütsüzlükten bıkmıştı. Siz, o bunları derken saçmalıyor zannettiniz. Güldünüz. Hayır hayır. Bu stratejik bir konuşmaydı. Hem de zekiceydi.

Gündem değiştiriyor. Saçmalayan komik bir karakter ortaya koyuyor, oy dengeliyordu. Kendisi tam bir dengeleyici adamdı. Bu konuşmaları Erdoğan’ın oyunu sabit tutuyordu. AKP’den MHP’ye oy geçişini engelliyordu. Çocukça konuşan bir adam görüntüsü vardı. Lakin gerçek çok farklıydı. Siyaseti dengeleyici bir unsurdu.

AKP’den kaçacak oyları baska yere kaçırmayıp tekrar MHP’de toplayıp koalisyonla iktidara hayır diyerek erken seçimle tekrar AKP’den gelen oyları geri iade ediyordu.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ı karşısına Ekmeleddin İhsanoğlu’nu çıkarıp CHP ile ortak aday gösterdi. Adayımiz “Emsaleddin” dediğinde herkes güldü. Lakin Bahçeli bunu bilerek demişti. Oyunu büyük oynuyorlardı. Asıl gülen Bahçeli’ydi. Yol uzundu ve milli odaklar 2016’da harekete geçecekti. Hainler temizlenecek ve atılım başlayacaktı. Emsaleddin’i (!) Erdoğan’ın karşısına çıkarıp FETÖ ve CHP’yi uyuttu derin adam Bahçeli. Herkes ona gülüyordu ama aslında o herkese gülümsüyordu.

Devlet Bahçeli MHP lideri değildi. Devlet içindeki güçlü bir kliğin lideriydi. Bu klik, devlet bekası tehlikeye girdiğinde ve olağanüstü durumlarda aktifleşiyordu. Bahçeli bir akademisyen ve tarih uzmanıydı. Partide aktif göreve Alpaslan Türkeş getirmişti onu. Ülkücü gençleri araştırmacı ve okuyucu yapmak için getirmişti onu. Ezbere kavga dönemi bitecekti.

Alpaslan Türkeş de bir MHP lideri değildi sadece. Devleti muhafaza etmekle görevli güçlü bir kliğin lideriydi. İnsanlar bu adamları parti lideri olarak tanıdılar. Lakin gerçek bu değildi. MHP’den Nihal Atsız gibi faşist ekolü tasfiye eden adamdı Alpaslan Türkeş. Nihal Atsız grubu Türkeş’i tehdit etmişti. Lakin o bu tasfiyeyi yapmıştı korkmadan. Ve eklemişti “Nihal Atsız’ın saplantılı Türkçü fikirlerinin bu toplumda karşılığı yok.” Kavga çok büyümüştü MHP’de. Kazanan Türkeş olacaktı. Devam…

Bahçeli’ye “Sizi siyasete sokan şey neydi” diye sormuştu gazeteci:

“Kuvayi Milliye ruhu” demişti. Kuvayi Milliye, devleti yok etmeye yönelik saldırı sırasında mücadele için kurulmuştu. Bahçeli de devletin derin aklı tarafından eğitilmiş derin bir karakterdi.

Biliyor musunuz? Devletten hiç maaş almıyor, hepsini hayır kurumlarına bağışlıyor. 13 yıldır hiç milletvekili maaşı almadı. Hepsini hayır kurumuna bağışladı.

Devlet Bahçeli niye evlenmemişti hiç?

Ankara’da bir ev alıp içini döşer, arkadaşları evleneceğini sanır ancak o yine “Memleket meseleleri; vaktim yok” der. Sadece parti işleri miydi? Aşık olup da sevdiğini alamayacak adam mıydı? Değil.

Ankara’ya da kız kardeşi Serpil Bahçeli ile gelmiştir. Bugün de kardeşi Serpil Bahçeli ile aynı evde yaşar. Evinde korumaları vardır. Evinin perdelerini devamlı kapalı tutar. Evin içi görünmez.

Ve ismi neden Devlet idi. Türkiye’nin en önemli partisinin başındaki adamın adı Devlet. Neden Devlet ismi verilmişti ona? Nerelerde özel eğitimden geçirilmişti? Hem de çok özel. Devletin bekasını tehlikeye sokan her süreçte araya girip oyunu bozuyordu. Saf ve beceriksiz bir görünümü vardı. Lakin bu bir roldü. Derin bir karakterdi. Milli kanadın derin karakteriydi.

2011’de röportaj yapan bir gazeteci Bahçeli’ye “Gülen Hareketi Türkiye’yi ele mi geçirdi?” diye sordu. Bahçeli’nin cevabı çok derinlikliydi:

“Türkiye kolay kolay ele geçecek bir ülke değil. Ama Gülen Hareketinin kendilerine çekidüzen vermelerinde yarar vardır diye düşünüyoruz” demişti.

FETÖ’nün en güçlü olduğu zamanda demişti bunu. Bunu MHP lideri olarak değil, devleti korumakla görevli güçlü bir kanadın mesajıydı bu. Fetullah Gülen, Bahçeli ve MHP’yi adamları ile sağlı sollu kuşattığını düşünürken aslında Bahçeli onu kuşatıyordu. Daha doğrusu Bahçeli’nin bağlı olduğu milli kanat

Devlet, Amerika’nın 1960’tan bu yana içimize taktığı kancalardan kurtulma kararı aldı. En önemli 2 kanca PKK ve FETÖ idi. Ve operasyon başlamıştı. Bahçeli FETÖ temizliği için derinlerdeki tüm adamlarını harekete geçirmişti. Binbir surat Fetullah, kendini çok zeki sandı ABD’nin verdiği gaz ile.

Şuan milli odaklar birleşti ve atılım başladı. Kolay darbe yapamıyorlar.

Demem o ki, derinlerin de derininde bir Devlet vardı ortada.

Mustafa Güldağı