New York’ta yaşayan Kemal, Çin restoranına gitmiş. Garson yüzde yüz, hiç katiksiz bir Çinli.

Yemek siparişi verirken, Çinli garson Türkçe sormuş; “Arzu ederseniz size kuru fasulye pilav da verebiliriz”.

Kemal zevkten dört köşe, hemen konuşmuş; “Pilav üstü kuru mu var?”

– Var beyim!

Çinli getirmiş fasulye pilavı, Kemal’in keyfine diyecek yok. Yemeği o kadar beğenmiş ki, teşekkür etmek için patronla görüşmek istemiş. Çin restoranının patronu bizim Temel!

Kemal, Temel’in elini hararetle sıkarken, tebriklerini sıralamış;

“Tevekkeli değil, bütün Türk arkadaşlar sizin restoranı tavsiye ediyor. Ben memlekette böyle güzel fasulye pilav az yedim. Hele şu Çinli garsona bayıldım birader. Adam takır takır Türkçe konuşuyor”.

Temel’den cevap; “Ssssisst… Fazla bağırma. Ona İngilizce öğrettiğimi zannediyor!”