Nasrettin Hoca, bir gün zengin bir adamın cenazesine katılmış cenaze o kadar kalabalıkmış ki adamı tanıyan tanımayan adını duyan herkes oradaymış Nasrettin hoca hem tabutun yanında yürüyor hem de sesli sesli ağlıyormuş. Cenazeye katılanlardan biri onu teselli etmek için yaklaşmış.

– “Merhum akraban mıydı?”

Hoca cevap vermiş:

-“Yok akrabam değildi, bende ondan ağlıyorum ya!”

Hayalimin Kokusu

Nasreddin Hoca’nın canı bol naneli, yoğurtlu çorba istemiş. Şimdi sofraya gelse de kaşıklasam diye düşünürken kapı çalınmış. Komşunun çocuğu elinde kâseyle gelip :

– “Babamın selâmı var. Sizden biraz nâneli, yoğurtlu çorba istedi” demiş. Hoca gülümseyerek:

– “İşe bak!” demiş. “Bizim komşular hayalimin de kokusunu alıyorlar!”

Onun Her İşi Terstir

Nasreddin Hoca’nın bütün gayretlerine rağmen malesef kötü huylarından vazgeçiremediği bir yakını varmış. Namazdan sonra camiden çıkmakta olan cemaate doğru bir çocuk koşarak gelmiş ve o adamın suya düştüğünü haber vermiş.

– “Falanca kişi ırmak kenarında gezerken ırmağa düştü. Azgın sularla boğuşuyor” demiş.

Hoca birkaç arkadaşıyla birlikte koşarak ırmak kenarına gelmiş ve suyun geldiği tarafa doğru ilerlemeye başlamış.

Köylüler:

– “Su öbür yana doğru akıyor Hocam” demişler. “Aşağıda aramak gerekmez mi?”

Hoca başını sallamış;

– “Bu adamın ne aksi, ne ters biri olduğunu siz bilmezsiniz. Onun her işi terstir” demiş.